Öne Çıkan Yayın

SU ile BEL FITIĞI AMELİYATI

💧 Hidrodiskektomi (Hydrocision) ile Bel Fıtığı Tedavisi Bel fıtığı , yaşam kalitesini ciddi şekilde etkileyen, ağrılı ve hareket kısıtlayı...

belfıtığı etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
belfıtığı etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

16 Eylül 2017 Cumartesi

KRİYOCERRAHİ AĞRI TEDAVİSİ


KRİYOCERRAHİ AĞRI TEDAVİSİ

Yard. Doç. Dr. Mustafa AKGÜN



Kriyocerrahi yeni bir alan değildir. Doku yok edilmesinde sıfır altı soğukluk kullanımı 19. yüzyılın başlarına dayanır. Genellikle cerrahlar açık ameliyatı tercih etseler de kriyocerrahi de giderek yaygınlaşmaya başlamıştır.
İnvasif özelliği oldukça az olan bu yöntem istenmeyen dokulara deri içi yolu ile kriyo millerinin yerleştirilmesi ile gerçekleştirilir. Bu millerin içerisinde sıvı nitrojen olan soğutucu bulunur. İstenmeyen dokuyu kaplayan bu soğutucu o bölgedeki hücreleri öldürür.
Cerrahi uzmanı prosedür sırasında MRI yardımı ile milin doku içerisindeki ilerleyişini izler. Sıcaklı düştükçe hücrelerin içerisinde kristaller oluşmaya başlayabilir. Doku donmuş şekilde bir süre bırakılır ve ardından hücreler öldükten sonra çözülür. Büyük tümörler için bu işlem 2 veya 3 seans olmak üzere uygulanır. Tümör karın boşluğunda bırakılabilir veya geleneksel yöntemlerle işlem sonrası alınabilir.

Bu prosedürün en önemli avantajlarından birisi ağrı ve kanamaların oldukça az olduğu invasif olmayan bir işlem olmasıdır. Normal ameliyata giremeyecek kişiler ve yaşlılar için oldukça elverişli bir teknik olan kriyocerrahi sırasında tümörlü doku etrafındaki sağlıklı hücre ve dokulara diğer yöntemlere oranla daha az zarar gelir. Günümüzde kriyocerrahi birçok kanser türünün tedavisinde kullanılmaktadır.

Yard. Doç. Dr. Mustafa Akgün

Nükleoplasti (Ameliyatsız Bel ve Boyun Fıtığı Tedavisi)

post-img
Yard. Doç. Dr. Mustafa AKGÜN
Nükleoplasti bel ve boyun fıtığı tedavisi için geliştirilmiş ameliyat dışı girişimsel bir yöntemdir. Nükleoplasti, anlam olarak diskin merkezinde yer alan jel kıvamındaki madde olan nükleus pulpozus’un (disk çekirdeğinin) çıkarılmasıdır. Diskin dış yüzünü anulus adı verilen soğan zarı gibi bir kemer sarar. Bel ve boyun fıtığı bu zarın yırtılması ve nükleusun dışarıya fırlayarak sinirlere baskı yapmasıyla oluşur.

Fıtık oluşumu ve sinir basısı

Bu işlem için özel geliştirilmiş bir iğne görüntüleme yöntemi eşliğinde diske yerleştirilir. Bu iğnenin içinden geçirilen bir elektrot disk içine ulaştırılır. Bu elektrot yardımıyla ısı oluşturularak diskin içindeki jel kıvamındaki madde çıkarılır.

Nasıl uygulanır?

Ameliyathane koşullarında skopi adı verilen görüntüleme yöntemi eşliğinde uygulanmaktadır. İşlem sırasında hasta uyutulmaz ve yüz üstü yatar. İşlemi skopi ekranından bizzat takip edebilir. Hastanın işlem sırasında rahatsızlık hissetmemesi ve gevşemesini sağlamak için sakinleştirici ilaç uygulanır. Ayrıca işlemin yapılacağı bölgeye lokal anestezik ilaç da yapılır. Bu şekilde hasta işlem sırasında ağrı duymaz ve herhangi bir rahatsızlık hissetmez.
İşlem tamamen steril koşullarda ve tek kullanımlık malzeme ile gerçekleştirilir.

Ne kadar sürer?

Nükleoplasti yaklaşık 30 dakika süren bir işlemdir.

İşlem sonrası ne yapılmalıdır?

İşlemin yapıldığı hastalar operasyon günü ve sonrasındaki 48 saat içinde dinlenmelidir. Sonra işe başlanabilir. İlk hafta araba kullanmak, ağırlık kaldırmak ve eğilmek gibi beli zorlayıcı aktivitelerden kaçınılmalıdır.

Riskleri ve yan etkileri var mı?

Nükleoplasti genel olarak güvenli bir işlemdir. İşlem görüntüleme eşliğinde yapıldığından daha ciddi komplikasyon görülmez. Ancak, tüm işlemler gibi nükleoplastinin de bir takım yan etkileri olabilir. En sık görülen yan etki, geçici ağrıdır. Enfeksiyondan korunmak için işlem steril koşullarda ve tek kullanımlık malzeme ile yapılır.